11 Ağustos 2009

Süreyya Ülker'in Türkçe öğe ve bileşik adı önerileri

Bu yazıda, tıp profesörü Dr. Süreyya Ülker'in terim çalışmalarından bir bölümü ele alınarak, kimyasal öğe (element) isimlerine önerdiği Türkçe karşılıklar açıklanarak verilmektedir.

Türkçe, terim üretmeye çok uygun bir dil olduğu halde Türkçe bilim dili zayıftır. Günümüzde Türkçe terimler çoğunlukla kişisel çabalarla ve bilimin ancak birkaç dalında üretilmektedir. Ülkemiz, bu konuda bir örgütlenmeden yoksundur. Bunun yanı sıra, meslek uzmanlarında dil bilinci olmadığı gibi, yabancı dile eğilim söz konusudur.

Osmanlı döneminde başlayan ulusal bilim dili çabaları, cumhuriyet döneminde devletçe desteklenmiştir. Türkçeyi ele alan M. K. Atatürk, terim sorunuyla da ilgilenmiş, Türkçe terimlerin kullanıldığı bir geometri kitabı kaleme almıştır [1]. Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından, özellikle 1945'ten sonra çok sayıda terim çalışması yapılmış, kurumun yapısının kökten değiştirildiği 1983 yılına kadar 102 terim sözlüğü ile üç terim yapma kılavuzu yayınlanmıştır [2].

Fizik, kimya, matematik gibi temel bilim alanlarının terimlerinin Türkçeleştirilmesi, bunlara dayandırılacak çok sayıda başka terim olacağı için önemlidir. Bu yazıda, kimyanın temelini oluşturan öğelerin (elementlerin) Türkçe adlandırılması için Prof. Dr. Süreyya Ülker tarafından önerilen terimlere değineceğiz.

[caption id="attachment_157" align="alignright" width="104" caption="Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü"]Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü[/caption]

Ülker, tıp ve patoloji öğrenimini Türkçe çalışmaları ile birlikte yürütebilmiş bir bilgindir. Henüz bir tıp öğrencisi iken yabancı bir anatomi kitabını, kendi bulduğu terimler ile çevirmiştir. Ülker, çalışmalarıyla tıp terimlerinin Türkçedeki karşılıklarını veren bir dizge geliştirmeyi başarmıştır, böylelikle 90 bin terimin karşılığının bulunduğu Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü'nü [3] oluşturmuştur. [Güncelleme: Bu sözlüğün 3. basısı yayınlanmıştır.] Bu sözlük, tıp terimlerine olduğu kadar gerekli bilim terimlerine karşılık önermiştir. Dirgerin Sesi adlı yıllık dergisinde 1991 yılından bu yana, ürettiği terimlerin makalelerde kullanımını örnekleyen ve tıp terimleri konusundaki görüşlerini kaleme alan Ülker, halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda öğretim üyesidir. [Güncelleme: Emekli olmuştur.]

Ülker'in Türkçe öğe adları önerileri


Ülker, Türkçe öğe adları önerilerini Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü’nde [3] ve Dirgerin Sesi dergisindeki yazılarında [4-8] açıklamıştır. Bu terim önerileri Çizelge-1’de verilmiştir. Ülker’in izlediği yöntem şöyledir:

  • Dilimizde adı bulunan Türkçe kökenli sözcükler (altın, bakır, demir, gümüş, kalay, kurşun, ak altın, sıçanotu, sürmetaşı) terim olarak kullanılmıştır. Yaygınca kullanılsa dahi Türkçe kökenli olmayan sözcükler (örnek: çinko, kükürt) dikkate alınmamıştır.

  • Eski kaynaklarda, halk dilinde kullanılan, kimileri yöresel sözcükler de terim olarak değerlendirilmiştir (örnek: balsıra tozu, gözotu).

  • Gökür ve ışnar sözcükleri, önceki tıp terimi çalışması olan İşçil-Elöve sözlüğünün [9] önerisidir ve Ülker bu terimleri benimsemiştir. Ülker'in öğe, element anlamına kullandığı katıt sözcüğü de böyledir.

  • Arta kalan öğeler için Ülker kendisi terim üretmiştir. Bunu yaparken çoğunlukla öğenin Latince adından esinlenmişse de böyle bir kurala bağlı kalmamıştır. Ülker'in bu türetmeler sırasında -öz(ü) ve -t eklerini kullandığını görüyoruz. Öğe adlarından bazıları öğenin önemli bir özelliğini (örnek: ağırtaş), bazıları ilk bulunduğu yeri (örnek: kalifornözü), bazıları öğeyi içeren nesneyi (örnek: çakmaközü), bazıları bir bilim adamını (örnek: nobelözü) göstermekte, bazıları söylencelerden (örnek: erliközü), bazıları ise gök cisimlerinden adlar (örnek: ayözü) taşımaktadır [4].


Ülker, dikkatli bir araştırma ve geniş bilgi dağarcığı ile Batı söylencelerinin kahramanlarının adlarından köken alan Latince öğe adlarına, ya Türk söylencelerindeki karşılıklarını kullanarak (örnek: neptunium – denizhanözü) ya da bu kahramanların adlarını Türkçeleştirerek (örnek: promethium – odgetirenözü) Türkçe karşılık önermiştir [6]. Yine, mendelevium öğesine adını veren kimyacı D. İ. Mendeleef’in, soyadı Mendilci olan Ruslaşmış bir Kazan Türkü olmasından hareketle, öğeye mendilciözü adını önermiştir [7].

Ülker'in Türkçe bileşik adlarına dair önerileri


Ülker, Dirgerin Sesi dergisinde, bileşiklerin Türkçe adlandırmasına yönelik önerilerinden kimilerini açıklamıştır . Ülker, kimya dilinde kullanılan -at ve -it soneklerinin yerlerine sırasıyla -lık, ve -lıklı eklerini, -ür sonekinin yerine bileşiği sözcüğünü, sub- önekinin yerine tabanıl (bazik) sözcüğünü önermektedir. Kolaylık olması açısından -öz soneki ve bileşiği sözcüğü kaldırılabilir.

İrdeleme


Ülker'in, temel bilim terimlerine yönelik, övgüye değer çalışmaları ulusal bilim dili çalışmalarına örnek oluşturacak niteliktedir. Cumhuriyet döneminde terim çalışmalarının temelleri, Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları eserindeki ilkelerle atılmıştır [11]. Buna göre terim önce halk dilinde aranır, bulunamazsa Türkçe kurallarına uygun olarak türetilir [11]. Ülker'in yöntemi buna uygundur [i] . Yönteme yönelik bir eleştiri, Ülker'in Türkçede yaygınca kullanılan yabancı kökenli sözcükleri (örnek: çinko, kükürt) terim arayışında dikkate almaması olabilir. Yazar, tıp terimleri önerilerinde de benzeri bir yol izlemiş ve yaygınlık kazanmış hücre, ciğer gibi sözcükleri, Türkçe olmadıkları gerekçesiyle çalışmasına katmamıştır. Latince veya Yunanca olmayan sözcüklerin uluslararası tıp dilinde kullanılmaması, yazara göre Türkçede de sözcüklerin kökeni konusunda titizlik gösterilmesini gerektirmektedir [12]. Çok genişleyebilecek bu tartışmaya burada yer vermiyoruz.

Ülker'in önerdiği öğe ve bileşik adlarının bu konudaki çalışmalara öncü olmasını diliyoruz. Dilcilerin ve kimyacıların görüşleri doğrultusunda üzerinde uzlaşılan terimlerin yaygınlaştırılması, dilimiz açısından önemli bir kazanç olacaktır. Bu konuda Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) gibi ulusal bilim kurumlarına, Türk Dil Kurumu’na ve bilim adamlarına görev düşmektedir.

Çizelge 1


Ülker tarafından önerilen Türkçe öğe (element) adları [4-8]. Yer sorunu nedeniyle birden çok adı olan öğelerin adlarından kimileri çizelgeye alınmamıştır. AS, Atom sırasayısı.
         Latince ad(lar)ı      Türkçe ad(lar)ı
    AS ve simgesi ve simgesi

    1 hydrogenium (H) ıslatkı (I)
    2 helium (He) güneşözü (Gn)
    3 lithium (Li) taşözü (Ta)
    4 beryllium (Be) gökyeşitözü (Gy)
    5 borium (B) yincilözü (Y)
    6 carboneum (C) kömürözü (K)
    7 nitrogenium (N) boğut (B)
    8 oxygenium (O) paslatkı (P)
    9 fluor (F) akaröz (A)
    10 neon (Ne) yeniöz (Yn)
    11 sodium, külertiözü (Kü)
    natrium (Na)
    12 magnesium (Mg) acıöz (Ac)
    13 aluminium (Al) seyözü (Se)
    14 silicium, çakmaközü (Ça)
    silicon (Si)
    15 phosphorus (P) ışnar (Iş)
    16 sulfur (S) yakır, balsıra tozu (Y)
    17 chlorinum (Cl) yeşilöz (Y)
    18 argon (Ar) eylemsizöz (Ey)
    19 potassium, külüt (Kt)
    kalium (K)
    20 calcium (Ca) tıtırözü (Tı)
    21 scandium (Sc) kuzeyözü (Kz)
    22 titanium (Ti) günüt (Gt)
    23 vanadium (V) kuzhanözü (Kh)
    24 chromium (Cr) yinit (Yt)
    25 manganesium (Mn) alaöz (Ala)
    26 ferrum (Fe) demir, timur (De)
    27 cobaltum (Co) sıçantaşı (St)
    28 niccolum (Ni) akçet (Ak)
    29 cuprum (Cu) bakır, çoyun (Ba)
    30 zincum (Zn) gözotu (Gz)
    31 gallium (Ga) galözü (Ga)
    32 germanium (Ge) almanözü (Alm)
    33 arsenicum (As) sıçanotu (Sı)
    34 selenium (Se) ayözü (Ay)
    35 bromium (Br) kokaröz (Ko)
    36 krypton (Kr) saklıt (Sk)
    37 rubidium (Rb) kızılöz (Kı)
    38 strontium (St) sarıt (Sr)
    39 yttrium (Y) tünüt (T)
    40 zirconium (Zr) sırçat (Sç)
    41 niobium (Nb) taşbiket (Tb)
    42 molybdenum (Mo) kurşut (Kş)
    43 technetium (Tc) uygulayımözü (Uy)
    44 ruthenium (Ru) rutenözü (Ru)
    45 rhodium (Rh) alöz (Al)
    46 palladium (Pd) bilget (Bg)
    47 argentum (Ag) gümüş (Gü)
    48 cadmium (Cd) bozkurumözü (Bz)
    49 indium (In) çivitözü (Çi)
    50 stannum (Sn) kalay (Ky)
    51 antimonium, sürmetaşı (Sü)
    stibium (Sb)
    52 tellurium (Te) yerözü (Yr)
    53 iodum (I) gökür (G)
    54 xenon (Xe) yadöz (Yd)
    55 caesium (Cs) çakıröz (Çk)
    56 barium (Ba) ağıröz (Ağ)
    57 lanthanum (La) siliköz (Si)
    58 cerium (Ce) tarımbiket (Tr)
    59 praseodymium (Pr) yeşilikizözü (Yş)
    60 neodymium (Nd) yeniikizözü (Yk)
    61 promethium (Pm) odgetirenözü (Od)
    62 samarium (Sm) samarözü (Sm)
    63 europium (Eu) batıözü (Bt)
    64 gadolinium (Gd) gadolinözü (Gd)
    65 terbium (Tb) tünet (Tü)
    66 dysprosium (Dy) önyozut (Ön)
    67 holmium (Ho) kazıklıadaözü (Ka)
    68 erbium (Er) eyözü (Eö)
    69 thulium (Tm) kuzat (Kzt)
    70 ytterbium (Yb) tüneyözü (Tü)
    71 lutetium (Lu) lütetözü (Lü)
    72 hafnium (Hf) gemliközü (Ge)
    73 tantalum (Ta) gizverenözü (Gi)
    74 wolframium (W) ağırtaş (At)
    75 rhenium (Re) ırmaközü (Ir)
    76 osmium (Os) kokut (Kok)
    77 iridium (Ir) yaygırözü (Ya)
    78 platinum (Pt) ak altın (Aa)
    79 aurum (Au) altın (Alt)
    80 hydrargyrum (Hg) sindik, güneysu (Si)
    81 thallium (Tl) budacıközü (Bu)
    82 plumbum (Pb) kurşun (Ku)
    83 bismuthum (Bi) kızılkıröz (Kk)
    84 polonium (Po) polözü (Po)
    85 astatin (At) dayanaksızöz (Da)
    86 radon (Rn) ışıntürüm (Im)
    87 francium, erdenöz (Ed)
    virginium (Fr)
    88 radyum (Ra) ışınözü (In)
    89 actinium (Ac) pırılöz (Pı)
    90 thorium (Th) kuzgunöz (Kg)
    91 protactinium (Pa) ilkpırılöz (İp)
    92 uranium (U) gövendizözü (Gö)
    93 neptunium (Np) denizhanözü (Dn)
    94 plutonium (Pu) erliközü (Er)
    95 americium (Am) yeniyaşanözü (Yy)
    96 curium (Cm) ışınetkinöz (Ie)
    97 berkelium (Bk) berkleyözü (Bk)
    98 californium (Cf) kalifornözü (Kf)
    99 einsteinium (Es) ayniştaynözü (Ai)
    100 fermium (Fm) döküntüözü (Dö)
    101 mendelevium (Md) mendilciözü (Md)
    102 nobelium (No) nobelözü (No)
    103 lawrencium (Lw) lavrensözü (Lv)
    104 rutherfordium (Rf) radırfortözü (Rf)
    105 hahnium (Ha) hağnözü (Ha)

Notlar ve kaynaklar


Bu yazı ilk olarak 2004 yılında Hakimiyeti Milliye dergisinde yayınlanmıştır.

[i] Ziya Gökalp’e göre Türkçenin de yetersiz kaldığı noktada Arapça ve Farsça kökenli sözcüklere başvurulabilir. Ancak burada buna gerek kalmadığı açıktır.

[1]  Demirel N. Türkçe matematik terimlerini Atatürk’e borçluyuz. Bilim ve Ütopya 2001 (80): 32-33.
[2] Köksal A. Bilim Dili Türkçe. Bilim Dili Türkçe, Yazın Dili Türkçe. Dil Derneği Yayınları, Ankara, 1989. s. 46.
[3] Ülker S. Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü: Latince-Türkçe, Türkçe-Latince, Bütünlenmiş 2. Bası. İnkılap Kitabevi Sağlık Yayınları, İstanbul, 1991.
[4] Ülker S. Türkçe katıt (element) adları. Dirgerin Sesi 1992; 2: 5-12.
[5] Ülker S. Yön gösteren katıt adları. Dirgerin Sesi 1992; 2: 17-18.
[6] Ülker S. Söylenbilimsel katıt (mitolojik element) adları. Dirgerin Sesi 1994; 4: 11-15.
[7] Ülker S. Kişi adlı katıtlar (eponim elementler). Dirgerin Sesi 1994; 4: 16-18.
[8] Ülker S. Tarımbiket (cerium). Dirgerin Sesi 1998; 8: 25-26.
[9] İşçil Şİ, Elöve AU. Türkçe Hekimlik Terimleri Üzerine Bir Deneme. Türk Dil Kurumu, Bursa, 1944-1948.
[10] Ülker S. Türkçe bileşik adları. Dirgerin Sesi 1992; 2: 13-15.
[11] Zülfikar H. Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları. Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1991. s. 7.
[12] Ülker S. Türk nozoloji dili. Dirgerin Sesi 1998; 8: 24-25.
[Bu yazı ilk olarak 2004 yılında Hakimiyeti Milliye dergisinde yayınlanmıştır.]

Türkçe, terim üretmeye çok uygun bir dil olduğu halde Türkçe bilim dili zayıftır. Günümüzde Türkçe terimler çoğunlukla kişisel çabalarla ve bilimin ancak birkaç dalında üretilmektedir. Ülkemiz, bu konuda bir örgütlenmeden yoksundur. Bunun yanı sıra, meslek uzmanlarında dil bilinci olmadığı gibi, yabancı dile eğilim söz konusudur.Osmanlı döneminde başlayan ulusal bilim dili çabaları, cumhuriyet döneminde devletçe desteklenmiştir. Türkçeyi ele alan M. K. Atatürk, terim sorunuyla da ilgilenmiş, Türkçe terimlerin kullanıldığı bir geometri kitabı kaleme almıştır [1]. Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından, özellikle 1945'ten sonra çok sayıda terim çalışması yapılmış, kurumun yapısının kökten değiştirildiği 1983 yılına kadar 102 terim sözlüğü ile üç terim yapma kılavuzu yayınlanmıştır [2].Fizik, kimya, matematik gibi temel bilim alanlarının terimlerinin Türkçeleştirilmesi, bunlara dayandırılacak çok sayıda başka terim olacağı için önemlidir. Bu yazıda, kimyanın temelini oluşturan öğelerin (elementlerin) Türkçe adlandırılması için Prof. Dr. S. Ülker tarafından önerilen terimlere değineceğiz. 

Ülker, tıp ve patoloji öğrenimini Türkçe çalışmaları ile birlikte yürütebilmiş bir bilgindir. Henüz bir tıp öğrencisi iken yabancı bir anatomi kitabını, kendi bulduğu terimler ile çevirmiştir. Ülker, çalışmalarıyla tıp terimlerinin Türkçedeki karşılıklarını veren bir dizge geliştirmeyi başarmıştır, böylelikle 90 bin terimin karşılığının bulunduğu Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü'nü [3] oluşturmuştur. [Güncelleme: Bu sözlüğün 3. basısı mevcuttur.] Bu sözlük, tıp terimlerine olduğu kadar gerekli bilim terimlerine karşılık önermiştir. Dirgerin Sesi adlı yıllık dergisinde 1991 yılından bu yana, ürettiği terimlerin makalelerde kullanımını örnekleyen ve tıp terimleri konusundaki görüşlerini kaleme alan Ülker, halen Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı'nda öğretim üyesidir. [Güncelleme: Emekli olmuştur.]


Ülker'in Türkçe öğe adları önerileri


Ülker, Türkçe öğe adları önerilerini Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü’nde [3] ve Dirgerin Sesi dergisindeki yazılarında [4-8] açıklamıştır. Bu terim önerileri Çizelge-1’de verilmiştir. Ülker’in izlediği yöntem şöyledir:


  • Dilimizde adı bulunan Türkçe kökenli sözcükler (altın, bakır, demir, gümüş, kalay, kurşun, ak altın, sıçanotu, sürmetaşı) terim olarak kullanılmıştır. Yaygınca kullanılsa dahi Türkçe kökenli olmayan sözcükler (örnek: çinko, kükürt) dikkate alınmamıştır.

  • Eski kaynaklarda, halk dilinde kullanılan, kimileri yöresel sözcükler de terim olarak değerlendirilmiştir (örnek: balsıra tozu, gözotu).

  • Gökür ve ışnar sözcükleri, önceki tıp terimi çalışması olan İşçil-Elöve sözlüğünün [9] önerisidir ve Ülker bu terimleri benimsemiştir. Ülker'in öğe, element anlamına kullandığı katıt sözcüğü de böyledir.

  • Arta kalan öğeler için Ülker kendisi terim üretmiştir. Bunu yaparken çoğunlukla öğenin Latince adından esinlenmişse de böyle bir kurala bağlı kalmamıştır. Ülker'in bu türetmeler sırasında -öz(ü) ve -t eklerini kullandığını görüyoruz. Öğe adlarından bazıları öğenin önemli bir özelliğini (örnek: ağırtaş), bazıları ilk bulunduğu yeri (örnek: kalifornözü), bazıları öğeyi içeren nesneyi (örnek: çakmaközü), bazıları bir bilim adamını (örnek: nobelözü) göstermekte, bazıları söylencelerden (örnek: erliközü), bazıları ise gök cisimlerinden adlar (örnek: ayözü) taşımaktadır [4].


Ülker, dikkatli bir araştırma ve geniş bilgi dağarcığı ile Batı söylencelerinin kahramanlarının adlarından köken alan Latince öğe adlarına, ya Türk söylencelerindeki karşılıklarını kullanarak (örnek: neptunium – denizhanözü) ya da bu kahramanların adlarını Türkçeleştirerek (örnek: promethium – odgetirenözü) Türkçe karşılık önermiştir [6]. Yine, mendelevium öğesine adını veren kimyacı D. İ. Mendeleef’in, soyadı Mendilci olan Ruslaşmış bir Kazan Türkü olmasından hareketle, öğeye mendilciözü adını önermiştir [7].
Ülker'in Türkçe bileşik adlarına dair önerileri


Ülker, Dirgerin Sesi dergisinde, bileşiklerin Türkçe adlandırmasına yönelik önerilerinden kimilerini açıklamıştır . Ülker, kimya dilinde kullanılan -at ve -it soneklerinin yerlerine sırasıyla -lık, ve -lıklı eklerini, -ür sonekinin yerine bileşiği sözcüğünü, sub- önekinin yerine tabanıl (bazik) sözcüğünü önermektedir. Kolaylık olması açısından -öz soneki ve bileşiği sözcüğü kaldırılabilir.

İrdeleme


Ülker'in, temel bilim terimlerine yönelik, övgüye değer çalışmaları ulusal bilim dili çalışmalarına örnek oluşturacak niteliktedir. Cumhuriyet döneminde terim çalışmalarının temelleri, Ziya Gökalp'in Türkçülüğün Esasları eserindeki ilkelerle atılmıştır [11]. Buna göre terim önce halk dilinde aranır, bulunamazsa Türkçe kurallarına uygun olarak türetilir [11]. Ülker'in yöntemi buna uygundur [i] . Yönteme yönelik bir eleştiri, Ülker'in Türkçede yaygınca kullanılan yabancı kökenli sözcükleri (örnek: çinko, kükürt) terim arayışında dikkate almaması olabilir. Yazar, tıp terimleri önerilerinde de benzeri bir yol izlemiş ve yaygınlık kazanmış hücre, ciğer gibi sözcükleri, Türkçe olmadıkları gerekçesiyle çalışmasına katmamıştır. Latince veya Yunanca olmayan sözcüklerin uluslararası tıp dilinde kullanılmaması, yazara göre Türkçede de sözcüklerin kökeni konusunda titizlik gösterilmesini gerektirmektedir [12]. Çok genişleyebilecek bu tartışmaya burada yer vermiyoruz.


Ülker'in önerdiği öğe ve bileşik adlarının bu konudaki çalışmalara öncü olmasını diliyoruz. Dilcilerin ve kimyacıların görüşleri doğrultusunda üzerinde uzlaşılan terimlerin yaygınlaştırılması, dilimiz açısından önemli bir kazanç olacaktır. Bu konuda Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) gibi ulusal bilim kurumlarına, Türk Dil Kurumu’na ve bilim adamlarına görev düşmektedir.
Çizelge 1. Ülker tarafından önerilen Türkçe öğe (element) adları [4-8]. Yer sorunu nedeniyle birden çok adı olan öğelerin adlarından kimileri çizelgeye alınmamıştır. AS, Atom sırasayısı.
 

Latince ad(lar)ı Türkçe ad(lar)ı
AS ve simgesi ve simgesi
1 hydrogenium (H) ıslatkı (I)
2 helium (He) güneşözü (Gn)
3 lithium (Li) taşözü (Ta)
4 beryllium (Be) gökyeşitözü (Gy)
5 borium (B) yincilözü (Y)
6 carboneum (C) kömürözü (K)
7 nitrogenium (N) boğut (B)
8 oxygenium (O) paslatkı (P)
9 fluor (F) akaröz (A)
10 neon (Ne) yeniöz (Yn)
11 sodium, külertiözü (Kü)
natrium (Na)
12 magnesium (Mg) acıöz (Ac)
13 aluminium (Al) seyözü (Se)
14 silicium, çakmaközü (Ça)
silicon (Si)
15 phosphorus (P) ışnar (Iş)
16 sulfur (S) yakır, balsıra tozu (Y)
17 chlorinum (Cl) yeşilöz (Y)
18 argon (Ar) eylemsizöz (Ey)
19 potassium, külüt (Kt)
kalium (K)
20 calcium (Ca) tıtırözü (Tı)
21 scandium (Sc) kuzeyözü (Kz)
22 titanium (Ti) günüt (Gt)
23 vanadium (V) kuzhanözü (Kh)
24 chromium (Cr) yinit (Yt)
25 manganesium (Mn) alaöz (Ala)
26 ferrum (Fe) demir, timur (De)
27 cobaltum (Co) sıçantaşı (St)
28 niccolum (Ni) akçet (Ak)
29 cuprum (Cu) bakır, çoyun (Ba)
30 zincum (Zn) gözotu (Gz)
31 gallium (Ga) galözü (Ga)
32 germanium (Ge) almanözü (Alm)
33 arsenicum (As) sıçanotu (Sı)
34 selenium (Se) ayözü (Ay)
35 bromium (Br) kokaröz (Ko)
36 krypton (Kr) saklıt (Sk)
37 rubidium (Rb) kızılöz (Kı)
38 strontium (St) sarıt (Sr)
39 yttrium (Y) tünüt (T)
40 zirconium (Zr) sırçat (Sç)
41 niobium (Nb) taşbiket (Tb)
42 molybdenum (Mo) kurşut (Kş)
43 technetium (Tc) uygulayımözü (Uy)
44 ruthenium (Ru) rutenözü (Ru)
45 rhodium (Rh) alöz (Al)
46 palladium (Pd) bilget (Bg)
47 argentum (Ag) gümüş (Gü)
48 cadmium (Cd) bozkurumözü (Bz)
49 indium (In) çivitözü (Çi)
50 stannum (Sn) kalay (Ky)
51 antimonium, sürmetaşı (Sü)
stibium (Sb)
52 tellurium (Te) yerözü (Yr)
53 iodum (I) gökür (G)
54 xenon (Xe) yadöz (Yd)
55 caesium (Cs) çakıröz (Çk)
56 barium (Ba) ağıröz (Ağ)
57 lanthanum (La) siliköz (Si)
58 cerium (Ce) tarımbiket (Tr)
59 praseodymium (Pr) yeşilikizözü (Yş)
60 neodymium (Nd) yeniikizözü (Yk)
61 promethium (Pm) odgetirenözü (Od)
62 samarium (Sm) samarözü (Sm)
63 europium (Eu) batıözü (Bt)
64 gadolinium (Gd) gadolinözü (Gd)
65 terbium (Tb) tünet (Tü)
66 dysprosium (Dy) önyozut (Ön)
67 holmium (Ho) kazıklıadaözü (Ka)
68 erbium (Er) eyözü (Eö)
69 thulium (Tm) kuzat (Kzt)
70 ytterbium (Yb) tüneyözü (Tü)
71 lutetium (Lu) lütetözü (Lü)
72 hafnium (Hf) gemliközü (Ge)
73 tantalum (Ta) gizverenözü (Gi)
74 wolframium (W) ağırtaş (At)
75 rhenium (Re) ırmaközü (Ir)
76 osmium (Os) kokut (Kok)
77 iridium (Ir) yaygırözü (Ya)
78 platinum (Pt) ak altın (Aa)
79 aurum (Au) altın (Alt)
80 hydrargyrum (Hg) sindik, güneysu (Si)
81 thallium (Tl) budacıközü (Bu)
82 plumbum (Pb) kurşun (Ku)
83 bismuthum (Bi) kızılkıröz (Kk)
84 polonium (Po) polözü (Po)
85 astatin (At) dayanaksızöz (Da)
86 radon (Rn) ışıntürüm (Im)
87 francium, erdenöz (Ed)
virginium (Fr)
88 radyum (Ra) ışınözü (In)
89 actinium (Ac) pırılöz (Pı)
90 thorium (Th) kuzgunöz (Kg)
91 protactinium (Pa) ilkpırılöz (İp)
92 uranium (U) gövendizözü (Gö)
93 neptunium (Np) denizhanözü (Dn)
94 plutonium (Pu) erliközü (Er)
95 americium (Am) yeniyaşanözü (Yy)
96 curium (Cm) ışınetkinöz (Ie)
97 berkelium (Bk) berkleyözü (Bk)
98 californium (Cf) kalifornözü (Kf)
99 einsteinium (Es) ayniştaynözü (Ai)
100 fermium (Fm) döküntüözü (Dö)
101 mendelevium (Md) mendilciözü (Md)
102 nobelium (No) nobelözü (No)
103 lawrencium (Lw) lavrensözü (Lv)
104 rutherfordium (Rf) radırfortözü (Rf)
105 hahnium (Ha) hağnözü (Ha)



Notlar ve kaynaklar



[i] Ziya Gökalp’e göre Türkçenin de yetersiz kaldığı noktada Arapça ve Farsça kökenli sözcüklere başvurulabilir. Ancak burada buna gerek kalmadığı açıktır.


  1. Demirel N. Türkçe matematik terimlerini Atatürk’e borçluyuz. Bilim ve Ütopya 2001 (80): 32-33.

  2. Köksal A. Bilim Dili Türkçe. Bilim Dili Türkçe, Yazın Dili Türkçe. Dil Derneği Yayınları, Ankara, 1989. s. 46.

  3. Ülker S. Ülker Tıp Terimleri Sözlüğü: Latince-Türkçe, Türkçe-Latince, Bütünlenmiş 2. Bası. İnkılap Kitabevi Sağlık Yayınları, İstanbul, 1991.

  4. Ülker S. Türkçe katıt (element) adları. Dirgerin Sesi 1992; 2: 5-12.

  5. Ülker S. Yön gösteren katıt adları. Dirgerin Sesi 1992; 2: 17-18.

  6. Ülker S. Söylenbilimsel katıt (mitolojik element) adları. Dirgerin Sesi 1994; 4: 11-15.

  7. Ülker S. Kişi adlı katıtlar (eponim elementler). Dirgerin Sesi 1994; 4: 16-18.

  8. Ülker S. Tarımbiket (cerium). Dirgerin Sesi 1998; 8: 25-26.

  9. İşçil Şİ, Elöve AU. Türkçe Hekimlik Terimleri Üzerine Bir Deneme. Türk Dil Kurumu, Bursa, 1944-1948.

  10. Ülker S. Türkçe bileşik adları. Dirgerin Sesi 1992; 2: 13-15.

  11. Zülfikar H. Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları. Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara, 1991. s. 7.

  12. Ülker S. Türk nozoloji dili. Dirgerin Sesi 1998; 8: 24-25.