24 Eylül 2010

Türk bilim insanları ve kurumları da İnternet’te ‘günce’ tutmalı

İnternet’in yaygınlaşmasıyla kitleler için bilgiye ulaşım kolaylaştı. Bununla beraber bilgi kirliliği de arttı ve bilim, sağlık gibi konularda bilimsel kaynaklı bilgiler ile sözdebilim safsataları birbirine karıştı. Bu yüzden de insanlar kendilerine sunulan doğru ve yararlı bilgileri, yanlış ve zararlı safsatalardan ayırt edemez hâle geldiler. Ancak son yıllarda bilim insanları da sanal dünyanın imkânlarından giderek daha çok istifade etmeye başladı: Bugün artık batı ülkelerinde birçok bilim insanı, “günce (blog)” tutarak kendi sahalarındaki gelişmeler hakkında okurlara güncel ve güvenilir bilgi sağlıyor.

Bilim insanlarının bunu doğrudan yapmasının en önemli yararı, sahalarındaki akademik makalelere erişebilmelerinden ve bu makaleleri, kısa sürede artı ve eksileriyle değerlendirecek bilgiye ve tecrübeye sahip olmalarından geliyor [1]. Ayrıca, yazıların altına okurların yazdığı yorumlar, bilimsel tartışmaların doğmasına, insanların meraklarının giderilmesine ve yeri geldiğinde hataların düzeltilmesine yardımcı oluyor.

Bu özellikleriyle günceler, yeni bir bilim haberi mecrası hâline geldi: 2009 yılındaki bir araştırmada, bilim haberi yazan 464 gazetecinin %63’ü, nadiren de olsa bir bilim adamının güncesinden esinlenerek haber hazırladığını belirtti [2]. Özellikle gazeteciler ve öğretmenler gibi geniş kitlelere ulaşan meslek sahiplerinin, bilgiyi böyle güvenilir kaynaklardan edinmeleri, diğer kitlelerin doğrudan bilgilendirilmesinden daha önemli sayılabilir.

Türkçe bilim güncelerinin sayısı ise henüz çok az. (Bir listesini Biyolokum güncesinde [3] bulabilirsiniz.) Halbuki özellikle yoksul kesimin bilgi kaynağı olarak Internet'i çok etkin bir şekilde kullandığı ülkemizde [4, 5] bilim okur-yazarı olmayan insanlara, özellikle meraklı gençlere nitelikli bilgiye ulaşma ve bilimsel tartışmalara katılma fırsatı sağlanması çok önem taşıyor. Bilimsel günceleri, bu görevi yerine getirmeye aday görüyorum.

Peki, okurlar hangi kaynağın bilimsel nitelikli olduğunu nereden bilebilir? Okura güvenilir kaynaklar sağlamak için bilim akademileri, üniversiteler, uzmanlık dernekleri gibi bilim kurumlarının resmi bilim günceleri kurmaları, üyelerini bu güncelere nitelikli bilim yazıları yazmaya özendirmeleri iyi bir çözüm olabilir. Böylelikle, bilhassa tıp alanındaki yazıların etik kaygılar [6] açısından daha iyi denetlenmesi de mümkün olabilir.

Blogger, Wordpress.com, Blogcu gibi ücretsiz günce servisleri sayesinde birkaç dakikada yeni bir günce açılabilir veya ücretsiz Wordpress yazılımı kurularak bir günce bir kurumun kendi sunucu bilgisayarlarında da barındırılabilir. Günce kurulduktan sonra yazarlar makalelerini hemen yayımlayabilirler. Yayınlanan makaleler arama motorlarında çabucak göründüğünden ve izlenebildiğinden ilgilenenlere kolayca ulaşacaktır.

İnternet’te daha çok Türkçe bilimsel içerik görmek dileğiyle Türk bilim camiasını bu imkândan yararlanmaya davet ediyorum.

 

Notlar

[1] Schmidt, 2008. Nat Geosci 1:208. [2] Brumfiel, 2009. Nature 458:274. [3] http://getir.net/8cc [4] “Yoksullukla mücadelede internet”, BBC Türkçe, 19 Mart 2010. (Aşağıda dinleyebilirsiniz.) [5] Türkeri, 2010. Anadolu Haber, sayı 533, s.7. [6] Baerlocher ve Detsky, 2008. CMAJ 179:292. [7] Eleştiri ve katkıları için Can Holyavkin ve Kerem Kaynar'a teşekkür ederim.
http://www.bbc.co.uk/emp/external/player.swf

Bu yazı Cumhuriyet Bilim Teknoloji dergisinde yayınlandı.